Kitlesel bir gazete ve yayın yaptığı ülkenin insanına, kültürüne temelden uzak bir anlayış… Kitlesel bir gazete çünkü ulusal yayın yapıyor demek için bize göre artık şahit lazım. İsmini anmak istemediğimizden, kim ki şahit olur sözümüz onadır o halde…

“'Yeni Türkiye'den miting manzaraları: Harem-Selamlık” başlıklı bir haber ve haberin metni şöyle:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Karadeniz turunu tamamladı. Erdoğan'ın Bayburt Vilayet Meydanı'nda düzenlediği mitingde kadınlar ile erkekler arasına demir bariyer yerleştirildi. İşte Erdoğan'ın harem-selamlık mitinginden görüntüler…”

‘Yeni Türkiye’ bir siyasetin koyduğu hedef… O hedefi kabul etmemek ise yine belli bir siyasetin eleştirisidir… Buraya kadar özgürlük ve demokrasi bahsine göre herhangi bir sorun yok. Sorun bir argüman haline getirilen demokratik inisiyatifin sırf eleştiri için gereksiz bir şekilde ve haksızca kullanılmasıdır!

Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan’ın  mitinginde  göze çarpan ama  mitingin  yapıldığı şehrin -söz konusu kalabalık bir siyasi miting ise- kültüründe var olan bir gerçeği ve saygı duyulması gereken -bize göre de korunması gereken- yaşam biçimini bir siyasi malzeme haline getirmenin amacı gerçekten ne ola ki?

Ve bu amacın sonuçlarından elde edilen günlük reyting midir yoksa kayıp mıdır bizi ilgilendirmez ama bizi tam da güya sahip çıktıkları Cumhuriyet kazanımları konusunda endişelendiren kesin bir şey var… O da, bir kitleyi, diğer bir kitlenin gözünde tırmalayan bir obje haline getirmenin şeytanlıktan başka bir şey olmadığıdır!

***

Ve bir not: ‘Harem-selamlık’ şeklinde bir ayrıştırmaya vurgu yapılan ve yeni bir şeymiş gibi keşfedilen o görüntü, -bariyer olsa veya olmasa bile- aslında o hiç dillerinden düşürmedikleri 'entelektüel' deyimle bu topraklarda yapılan her mitingde spontane gelişen bir durumdur.