İnsanoğlu, bazen tavanına açtığı yerde kapatır gözlerini... Ya da eski ne varsa kaldırıp atmanın cazibesine kapılıp göçer bir gün... Ardında kâh sahipsiz kalmış, kâh yalnız bırakılmış ata mirası da bir zaman sonra yok olup gider...

Nihayetinde insanoğlu ile başlayan bu yok oluş süreci, bir zaman sonra evlere, ardından sokaklara, peşin sıra kültüre sirayet eder...

İşte Bayburt!

Bir zaman şehre kimliğini veren yapıların kırık dökük mimarisi bunun en açık örneği…

Tabiata ve tarihe ihanet ederek dönüşen -ki, dönüşürken dünyanın hızına yetişmeyi bile beceremeyen- Bayburt! 

Anadolu'nun tüm izlerini taşıyan bu şehirde, çarpık kentleşmeye ne insanoğlu dayanabildi, ne de ardında sahipsiz bırakılan mirası! 

Ve çoğu göz göre göre, birer birer ayakta ölürken, pek azı direnmeye halen devam ediyor!


Semavi Ardahan / Bayburt Postası - 26 Ocak 2015