Orhan Şaik Gökyay Bayburt için bir şiir yazıyor… “Sıla diye vardım gurbete düştüm / Gurbetten de beter buldum Bayburt’u”

Rahmetli ile ömrünün son yıllarında dost olmuştuk. Bir sohbet esnasında, “Bayburt’u gördün nasıl buldun?” diye sorunca üstat, “Hiç gitmedim ki” demişti!

Bu defa “Nasıl yazdınız o zaman o şiiri?" diye sorunca, şöyle cevap vermişti:
“Zihni’nin şiiri Bayburt’tur. O şiiri okudum, ben de bu şiiri yazdım…”

Bana bazen de şöyle derdi, “Beni Bayburt’a götür, ben de şair olayım!” 

Hakikaten böyleydi.
Ve biz Türkiye’nin birçok iline ilçesine giderdik, arada “Bayburt’ta bir şeyler olmuyor mu, Bayburt’a gitsek” derdi.
Bu benim içimde bir uhdeydi…

(4. BEKDER Onur Ödülleri Gecesi’nde ödüle layık görülen şair ve yazar Yahya Akengin’in ödül takdiminde yaptığı konuşmanın bir bölümü... 14 Mart 2013 / Bayburt Postası Arşiv)

*

BAYBURT TÜRKÜSÜ

Sıla diye vardım gurbete düştüm
Gurbetten de beter buldum Bayburt’u
Kavuşmak istedim hasrete düştüm
Tâ bağrımda tüter buldum Bayburt’u

Döne döne akan suları vardı
Bana bana akan suları vardı
Yana yana akan suları vardı
Bağrı yanık yatar buldum Bayburt’u

Ne bir filiz ne bir umut yeşerir
Bir hâlin var yarama köz düşürür
Baka baka kuru gözüm yaşarır
Derdime dert katar buldum Bayburt’u

Sılam bana ses vermiyor küs müdür?
Dağdan dağa bir perişân ses midir?
Türkü müdür, ağıt mıdır, yas mıdır?
Son deminde biter buldum Bayburt’u

Gökyay’ım der; geldiğime peşiman
Böylem olur hasretine kavuşan?
Gül dalında bülbülleri perişân
Yanık yanık öter buldum Bayburt’u 

Orhan Şaik Gökyay